Over 10 years we help companies reach their financial and branding goals. Maxbizz is a values-driven consulting agency dedicated.

Gallery

Contact

+1-800-456-478-23

411 University St, Seattle

maxbizz@mail.com

Liderler, ekiplerinin en iyisini olmasını ister. 

Başarılı olsunlar, ödüller alsınlar, herkes onları takdir etsin isterler. 

Hiçbir lider, ekibini başarısız görmek istemez. Hiçbir lider ekibi ile ilgili aldığı olumsuz geribildirimler ile rahat etmez, duymazdan gelemez. 

Bu nedenle liderler ekiplerini geliştirmek isterler, bulundukları noktadan daha iyiye gitsin, daha çok başarsın, daha çok takdir edilsin, daha mutlu olsun ister. 

Burada lider olamayan , organizasyonel olarak kendilerine bir tanım verilen ve sadece işlere odaklanan kişilerden bahsetmiyorum. Yakında onların yaptıkları “HADİ HADİ, DAHA ÇOK DAHA ÇOK” söylemlerini daha motive edici bir şekilde yapacak robotlar yaratılacağına eminim. 

Gerçek liderlerden bahsediyorum, niyetinde lider olanlardan, yaptıklarını değerlendiren, kendine geribildirimler alan ve kendisi ile birlikte ekibini, işini daha ileriye taşımak isteyen, sürekli gelişen ve geliştiren liderlerden bahsetmek istiyorum. 

Ezberleri bozan yeni nesil liderler, global düşünüyor, yerel davranıyor, doğal bir işbirlikçi gibi çalışıyorlar. Dijitalleşen, sayısallaşan dünyada yeni iş modelleri gelişiyor. Böyle bir ortamda büyük fikirleri hayal eden & ettiren, ekibi ile birlikte hayata geçirebilen ve teknolojiye yakın olan liderler ayakta kalabilecek. İşbirliğine, takım çalışmasına önem verenler ve belirsizliğe cevap verebilenler oyunun yeni kuralını oluşturacaklar.

Jim Collins Built to Last adlı kitabında 1890’lardan itibaren ABD’de kurulan şirketleri analiz ettikten sonra 18 başarılı şirketin sırlarını açıklamış. Tüm bu şirketler halen kuruluş değerlerini ve amaçlarını koruyorlar. 

  • HP’in kurucularının ana değerleri bireye saygı. 
  • Nordstorm için 1901’lerden beri müşteriye hizmet öncelikli değer. 
  • Disneyland’ın kuruluş amacı insanları eğlendirmek. 
  • 3M’in amacı ise insanların sorunlarına yaratıcı çözümler sunmak. 

Hiç biri kâr etme amacı ile kurulmamış. Kâr bir sonuç!

Jim Collins Good to Great isimli kitabında 1400’ün üzerinde şirketi inceledikten sonra 11 adet gerçekten iyi, hatta kusursuz şirketi belirlemiş. Bu şirketlerin kuruluş değerlerine ve amaçlarına bağlılıklarına ilaveten 5. Seviye olarak nitelendirdiği liderler tarafından yönetildiğini fark etmiş ve 5. Seviye liderlerin özelliklerini vurgulamış.

Bu liderlerin en belirgin özellikleri

  • Alçakgönüllülük: Kendilerinden söz edilmesinden fazla hoşlanmaz, sadece görevlerini yaptıklarını söylerler.
  • İrade, tereddütsüz kararlılık: Doğru olduğunu düşündükleri kararları tereddütsüz alırlar ve uygulamak için yüksek irade gösterirler.
  • Gelecek için halef yetiştirme: Uzun vadeli hedefleri vardır ve şirketin kendilerinden sonraki dönemi için başarılı olabilecek haleflerini seçer, onları ve şirket sistemini kendilerinden sonra da mükemmel olmaları için hazırlarlar.
  • Başarıyı başkalarına bırakma, başarısızlığı sahiplenme: Başarıları sorulduğunda mükemmel meslektaşlara, seleflere ve haleflere sahip oldukları için ne kadar şanslı olduklarını söylerler, kendilerinden çok başarıyı onlara bağlarlar. Ama şirkette işler kötüye gittiğinde aynaya bakarlar ve asla kötü şansı ve etraflarını suçlamazlar. Kısacası kararlarının sorumluluğunu üstlenirler.

Peki bu liderler bunları nasıl başarıyorlar, hem işi yönetmek ve iş sonuçlarına ulaşmak, hem değerleri yaşatmak hem çalışanları geliştirmek hem de kişinin kendisini geliştirebilmesi. Ve tüm bunlar ile birlikte pozitif duyguyu yayabilmek, çalışanları ve organizasyonu mutlu edebilmek. 

Pozitif psikolog Mihaly Csíkszentmihályi tarafından organizasyonlarda insanların mutluluğu ile ilgili AKIŞ Modeli tanıtıldı. “Akış: Optimal Deneyimin Psikolojisi” adlı kitabında akış süreci hakkında yazdı.

Model, kişilerin durumlar karşısında algıladıkları zorluk derecesi ve bunun üzerinden gelebilme becerisinin birlikte değerlendirilmesi ile oluşur. Zorluğun algılanan zorluğuna ve beceri seviyelerimize ilişkin algımıza bağlı olarak, bir görevi tamamlamaya çalışırken yaşayacağımız duygusal durumları gösterir.

Örneğin, görev zorlayıcı değilse ve çok fazla beceri gerektirmiyorsa, muhtemelen ona karşı ilgisizlik hissederiz. Ancak gerekli becerilere sahip olmayan zorlu bir görevle karşılaşmak, kolayca endişe ve kaygı hissetmemize sebep  olabilir.

Bir denge bulmak ve elimizden gelenin en iyisini yapmak için, önemli ve ilginç bir zorluğa ve iyi gelişmiş becerilere ihtiyacımız var, böylece bu zorluğun üstesinden gelebileceğimizden emin olabiliriz. 

Bu bizi “akış” deneyimini yaşayabileceğimiz (faaliyete tamamen dahil olma ve meşgul olma) bir konuma taşır.

Bu akış durumu genellikle yaptıkları işlerde artık ustalaşmış insanlarda görülür, yaptıkları işlere olan ilgileri becerilerini geliştirir, o işi keyifle yapabilmek için yeni yollar bulurlar. Yaptıkları her şeyi kolaymış gibi gösterirler.

Grafik görüntü kaynak : © Gökhan Ekici, blogger 

Liderler, çalışanların gelişimlerine odaklanırlarsa, onların gelişim süreçlerinde onların motive olmasını, değerleri ile çalışmalarını, yeni öğrendikleri bilgi ve beceriler karşısında zorlanmalarını ve üstesinden gelmelerini destekler. Böylelikle, çalışanlarının sağlıklı bir şekilde gelişmelerini ve mutluluğu daha çok hissetmelerini sağlayabilir. Tabi bunun doğal sonucu olarak da çalışanların işbirliği becerisi ve çalışma performansları yükselecektir. 

Kitapta bahsedilen 10 Akış Bileşeninin neler olduğunu merak ediyorsanız, Csíkszentmihályi, akış halinde olma durumuna giden 10 deneyimi tanımladığı durumları görebilirsiniz ; 

  • Neyi başarmak istediğinizi net bir şekilde anlamak.
  • Sürekli bir şekilde konsantre olabilmek.
  • Kişinin bilinçli düşünme düzeyinden, hayal düzeyine geçtiğini hissetmesi.
  • Zamanın hızlı geçtiğini düşünmek 
  • Doğrudan ve anında geri bildirim almak / alabilmek.
  • Yetenek seviyeleriniz ve zorlayıcı beceriler arasında bir denge yaşamak.
  • Durum üzerinde kişisel kontrol hissine sahip olmak.
  • Faaliyetin özünde ödüllendirici olduğunu hissetmek.
  • Bedensel ihtiyaçların farkında olmamak.
  • Aktivitenin kendisinde tamamen dalıp gitmek, işini aşk ile yapmak ? 

Akışın gerçekleşmesi için tüm bu faktörlerin ve deneyimlerin mutlaka yerinde olması gerekmediğini unutmayın. Ancak akış gerçekleştiğinde birçoğunu deneyimlemeniz muhtemeldir. 

Akışta kaldığınız, çalışanlarınızın ihtiyaçlarına , duygularına odaklandığınız, bireysel gelişimlerini desteklediğiniz sürece ekip olarak gelişimlerini gözlemlediğiniz günler dilerim. 

Saygılarımla

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.