Over 10 years we help companies reach their financial and branding goals. Maxbizz is a values-driven consulting agency dedicated.

Gallery

Contact

+1-800-456-478-23

411 University St, Seattle

maxbizz@mail.com

Bu yazı hayallerinden vazgeçmeyen ve geçmek istemeyenler için yazıldı. 

Hayallere inanmayanlar, bu dakikadan itibaren bu yazıyı okumayın, burada size hitap eden hiç bir şey olmayacak. 

Son çalıştığım firmadan ayrılmadan 1 yıl önce, Genel Müdür Yardımcımıza kurum içinde eğitim vermek istediğimi dile getirmiştim. Bu konuda hem sepetim doluydu hem de çok istiyordum, daha önceki firmamdan tecrübem de vardı. Ama aldığım yanıt “Ayşeciğim sen yapamazsın, sana göre değil” oldu. Danışmanlığa başladığım ilk günden beri eğitim veriyorum ve başarılıyım ki sonuçları güzel… 

Güler miyim , Ağlar mıyım ? Sadece üzülüyorum, hem onlar hem de kendim için, potansiyelleri doğru görebilseydik, kullanabilseydik herkesin kazanabileceği bir şeyler yaratabilirdik. 

Onlar benim hayallerimi sadece 1 yıl erteleyebildiler. 

Yanlış anlamayın amacım eski yöneticim ile ilgili bir karalama değil, aksine kendisini ve zekasını çok beğenirim, severim. Ancak günlük hayatta hem başkaları hem de kendimiz hayallerimizin kanatlarını o kadar çok kere kesiyoruz ki….. 

Yaşamak , Sevmek ve Öğrenmek…. Leo Buscaglia ile lise yıllarında tanışmıştım. Fizik öğretmenim Fadıl Budak (canım benim) vermişti bu kitabı bana. Umuyorum çocuklarımın hayatına böyle güzel öğretmenler girer, ben şanslıydım lise de çok değerli öğretmenlerim oldu. 

Fadıl bey ile hayatı konuşurduk, Bütün öğrencilerine hayatı nüktedan, eğlenceli yönünden anlatırdı, sevgili eşi “sultanı” ile yaşadıkları çileleri anlatırken bizi güldürürdü, hayallerinizden vazgeçmeyin çocuklar derdi, hayal kurmak en önemli şey. 

Leo Buscaglia’da aynı şeyleri söylüyordu, o biraz daha yaşama severek bakma tarafındaydı, benim de aradığım yol buydu. Sevmek zaten benim içimde olan bir şeydi ama bu dünyanın keşmekeşinde “aptal, saf, yazık çok da yumuşak” denmeden dünyaya sevgi ile kucak açmayı nasıl öğrenecektim, işte Leo Buscaglia kitabında anlatıkları ile ilk yol göstericilerimden oldu. 

Kitabından bir kaç alıntı yapmak isterim 

“Başkalarına bağlanıp güvenme , bunun yerine kendine dönüp eğil…Gerçek mutluluk kişinin kendine güveniyle doğar. “

“Tanınmış yazar William S. Burroughs son zamanlarda kendisiyle yapılan bir röportajda, “Bence mutluluk, işlevin, amacın ve çelişkinin yan ürünüdür, mutluluğu sırf mutluluk olarak arayanlar, savaşsız bir zafer aramaktadırlar.” demiştir.”

“(…) zamanı yarattık ve sonra onun esiri olduk.”

Biraz bir araya geldiğim kişiler, biraz okuduğum kitaplar hep beni şuna yönlendirdi. 

Beynin ilerlemek için rotaya ihtiyacı var. 

Hayaller bu rotayı belirlemek içindir. Hep hayal ettim diyebilirim. İşe alım görüşmelerinin klasik sorusunu hep kendime sordum, üniversiteli yada liseli bir dost ile sohbet ederken bana ne yapmalıyım diye sorduğunda ona da hayal et diyorum. 

Bundan 5 yıl sonra ben kendimi nerede görmek istiyorum, nasıl bir hayatın içinde olmak istiyorum, nasıl bir ortamda yaşamak istiyorum diye sorarım kendime, şikayet etmek yerine alternative üretmek için.

Joseph Murphy’de “Bilinçaltının Gücü” kitabında bundan bahsetmiş. “Mıknatıslı bir demir parçası, kendi ağırlığının on iki katını kaldırabilir. Ancak bu demir parçasının mıknatıs özelliğini alırsanız, bir kuş tüyünü bile kaldıramaz. Aynı şekilde, iki tür insan vardır. Mıknatıslanmış kişiler güven ve inançla doludur. Başarılı olmak ve kazanmak için doğduklarını bilirler. Diğerlerinin ise mıknatıs özelliği yoktur. Onlar korku ve kuşkuyla doludurlar. Bir fırsatla karşılaştıklarında, ”Ya başarısız olursam? Para kaybedebilirim. İnsanlar benimle dalga geçerler.” diye düşünürler. İlerlemekten duydukları korku, oldukları yerde saymalarına neden olur. Çağlar boyunca var olan önemli sırrı keşfeder ve kullanırsanız, siz de mıknatıslanmış biri haline gelebilirsiniz.

Aynı şekilde, başka bir alıntıyı daha paylaşmak isterim sizinle, yazar aynı kitabında  “Bilinçaltınız, iyi ya da kötü bütün tohumları kabul eden bir toprak yatağı gibidir.” diyor. Çok etkileyici değil mi? aslında seçim haklarım benim elimde, en azından normal koşullar altında diyelim milyonlarca seçim hakkım var, bu seçimlerden hangisini seçeceğim. 

Geçen gün kızımla arabada gidiyor, dedesi ile birlikte söyledikleri şarkıyı CD çalardan açtım ve mutlu olacağını zannettim. Ama 7 yaşındaki kızım ağlamaya ve beni suçlamaya başladı , “dedemi özlediğimi biliyorsun beni ağlatmak için mi yapıyorsun” demeye başladı. Içimden gülmek geldi, kızım bu duruma arabesk yaklaşmayı tercih etmişti ben ona hayata keyifle bağlan, her olayın içinden yaratıcılığın ve neşen ile çıkabilirsin diye anlatırken o bir şekilde arabsk olmayı öğrenmişti. Bu da onun tercihi dedim ve “tamam anneciğim” diyerek kapattım CD çaları, onun neşe ile hayata bakması demek ki biraz daha emekle olacak, olsun yanında ben varım ? 

Hayallerinizi kendi toxic iletişiminiz ile yada başkalarının toxic iletişimleri ile zehirlemeyin. Onların uçması için onları besleyin, Kerem Dündar “Size beyninizi tanıtayım” isimli TED konuşmasında bir bebek öğrenmeye çalışırken ona ne kadar beceriksiz olduğunu söyleyip gülselerdi o bebek yürümeyi öğrenemezdi der. 

Hayallerimizin beslenmeye, kollanmaya, yeşermeye, büyümeye ihtiyacı  var. Bunu başkaları değil, önce biz yapmalıyız. 

Hayallerine ulaşan insanların hikayeleri ile dolu web. Size uyan, uymayan bir çok hikayeyi okuyabilirsiniz. 

https://onedio.com/haber/tum-zorluklari-asip-hayallerin-pesinden-giden-insanlarin-13-ortak-ozelligi-765003

http://www.yeniisfikirleri.net/sifirdan-basariya-ulasmis-dunyaca-unlu-5-girisimci/ 

Hayalerinizden vazgeçmeyin, 45 yaşımdayım ve geçmişe göre hayallerim daha renklendi, daha arttı ve daha netleşti ? daha bilinçli bir şekilde hayal edebiliyorum artık. 

Hiç bir zaman yaratıcı bir insan olmadım , hatta eşim ile kendimi kıyasladığımda hayal bile edemiyorum, onun hayalleri çok daha renkli. 

Mesela size bir soru sorsam milli piyangodan büyük ikramiyeyi aldınız, ne yapardınız ? 

Araba almak, ev almak, dünya turuna çıkmak, hayır kurumlarına para bağışlamanın haricinde ne yapardınız ? listeleyebiliyor musunuz ? listenizde kaç madde var ? 10 maddeyi geçti mi? yoksa 5’den az mı? 

Neyi hayal ederseniz o oluyor, bazen olduğunu anlamıyor bile insan. 

Şu an oturduğumuz evde 9 yıldır oturuyoruz, ve burada oturmaya başladığımızın 5. Senesinde idi yanlış hatırlamıyorsam, sahilde yürüyüş yapıyordum ve bir anda durdum ve “Aman Tanrım” dedim kendi kendime… Bu evde yaşamayı ben hayal etmiştim, hayal ettiğim herşey vardı bu evde hatta fazlası bile vardı. 

Ingiltere, Londra’da Clapham Common denen bölgede 2 yıl yaşamıştım ve yaşadığım bölgede olan özellikler benim çok hoşuma giderdi, yaşadığım ev hem sessiz hem de herşeye yakın idi. Benim şu an yaşadığım evin etrafında da ihtiyacım olan herşey var ve çok sessiz bir eve sahibim… 

Hayal ettiklerinizi bilinçaltı gerçekleştiriyor, yeter ki siz rotanızı unutmayın, rotanızı besleyecek rüzgarın nereden estiğinin farkında olun, sonra da akışa bırakın ve tadını çıkarın. 

Hayallerinizin ve rüzgarınızın bol olması dileklerimle.

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.